gücü çok ama aklı yok. durun şimdi anlatıcam.
küçükken var ya ben uzaylılardan çok korkardım. bu böyle bi 2 sene felan gitti. annemin manyak arkadaşlarından biri uzaylı hastasıydı derneklere felan giderdi. benle oturdu konuştu felan. dedi bu kadar büyük evrende yanlız olamayız dedi. hergün geliyolar falan dedi. sarmıştı beni bu konu.
sonra bi gün fenomen diye bi dergi getirdi bize. dergide uzaylılarla ilgili bi hikaye vardı. gerçek bi kaçırılış öyküsüymüş.
bilime meraklıydım deneyler yapardım ama küçük elektrik devreleriydi bilim dediğim şey o zamanlar. ne bileydim ben planetleri kozmozları uzaylıları.
neyse ben yazıyı okudum yazıda ıssız bir dağ yolunda benzini biten bir arabayı kaçıran uzaylıları anlatıyodu.
aboo ben bi tırsmak. kaç gün uyuyamamak.
sonra annemin başka bi arkadaşı bize geldi. annem dedi ki erk dedi uyuyamıyo yanlız kalamıyo dedi adama. adam bana sordu:
- erkçim neden korkuyorsun bu kadar?
- uzaylılardan!
- erkçim dedi. uzaylılar var mı yok mu bilmiyoruz dedi. sen illa ki korkucam diyosan yolda karşından gelen adamlardan kork; insanlardan kork oğlum dedi.
annemle adam gülüştüler ama bu laf ne acaip bi lafmış be. bi laf bu kadar mı yerinde söylenir.
o amca seni arıyorum. eğer ekran başındaysan bana ulaş! dünyamı değiştirdin be amca!
neyse
bilgisizlik kuvvettir.
insanlar bilmez ama konuşur.
neyse ki benim geliştirdiğim şöyle bir özelliğim var:
bilmediği konu hakkında biliyormuş gibi yapanları ya da üstüne konuşanları seçebiliyorum.
insanoğlu
bana yemek yapan kişinin kirpikleri uzun olmalı
iyki bölünerek çoğalmıyoruz atalarımız gibi. yoksa bana yemek yapacak kişi aynı zamanda karım olmayacaktı ayrıca gözlerinin üzerindeki tüylerin uzun ve siyah olmasını ondan rica edemiycektim. agucuk. ne kadar şanslıyız biz insanlık.
atomlar ve gezegenler
![]()
atomun yapısıyla gezegenlerin ve galaksilerin yapısı o kadar birbirine benziyo ki, öyle benzio işte. insan düşünüyo. biz bir gezegenin üzerinde yaşıyoruz ve bizim bu gezegenimizin etrafında dönen bir küçük gezegen daha var. ayrıca biz de başka bir yıldızın etrafında dönüp duruyoruz. aynı şekilde bu gezegenleri oluşturan en küçük zerrecik olan atomda da buna benzer bi yapı var. onda da yıldız, nötronlar ve protonların oluşturduğu çekirdek gezegen, ise elektronlar. büsürü enerji kabuğu üzerinde dönüp duruyorlar. acaba bu elektronların üzerinde de bizim gibi küçük insanlar yaşıyor olabilir mi. komik olurdu bak. ya da yoksa biz de daha büyük bir gezegeni oluşturan atomlarda mı yaşıyoruz yani o küçük insanlar bizler miyiz. bu da güzel olurdu bilmiyorum.
kepleri koperniği newtonu einsteinı ve bu gibi manyaklara benzer diğer manyakları saygıyla anasım falan geliyor.

anti parantez
: )))))))))))))))
keşke daha çok mutlu olmak paranteze basılı tutmak kadar kolay olsaydı.
evimizdeyiz
ev herkesin gitmek istediği yerdir aksiyomumuz bu olsun. şunlar şunlar hariç felan diyemiyorum öyledir çünkü eve gitmek diye bi ritüel bir rapsodi birrrşey vardır şimdi.
evdeyiz zaten diycektim ben de. dünya evindeyiz. yok evli değiliz, dünya ev işte. düşünsene marsta olsan nasıl isterdin dünyada olmayı. onun gibi.
olmayana ergi, olana yergi
olmayana erdiniz, olanı yerdiniz hep şikayet ettiniz be insafsızlar, ama seviyorum lan sizi.
günaydın erkekin.wordpress.com okuyanları. sabahım 10′u gösterirken size şunları söylemek istedim. evime güneş girmiyor ve az daha doktor giriyordu : geçen gün kafamı sivri bir yere çarptım.
ve o andan itibaren sanki bana bişeyler oldu!
demek isterdim ama olmadı yine aynı erk’im kafamın arkası hala düz yine sıfıra vurduramıyorum. acı bir gerçek bu.
iki artı bir ses sitemi aldım filipz bumbum öttürüyorum görmemişler gibi.
bugün pazar olmasına rağmen güneş yok üstüne yağmur var.
heroes seyretmem diyodum seyrediyorum sevdim de, evrim anateması var çünkü.
lisansın yükseği güzelmiş bir tek cumartesi dersi falan oluyor insanın. insan hayata üstten bakıyor(coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama)
eve iş getiriyorum evet doğrudur. ama işe de ev götürerek bunu bir nebze olsun minimize mikonem.
hep yumurta sosis kaşar karışımı yemekten sıkıldık yeni tatlar arıyoruz ev halkı olarak.
bana dediler ki
buna tapacaksın dediler, al bu da kullanma kılavuzu dediler.
tamam dedim.
buraya gidip domalacaksın dediler.
neden dedim.
kul köle olacaksın dediler
olmaz dedim. I said: no no no!
bir kazanda yanarsın dediler
yanmam dedim.
düşünürsen bulursun dediler;
neyi dedim.
buna tapacaksın dediler, al bu da…..
…
..
.
statüko
bazısı kurtuluşu olağanüstü mistik öğelerde arar.
fal, namaz, cin, tarot, hadis, ayet…
ben kafamda açılan deliğin kendi kendine tamir olmasına bakar,
kendimden geçerim.
bazısı göğe bakar ellerini açarak izleyenine,
ben yere bakarım, şaşarım.
bazısı karşısındaki aynayı ovalar durur,
ben lekenin kendimde olduğunu bilirim.
bazısı idol seçer kendine;
onun yolunu yol edinir,
ben, yolumu açarım.
daglıs edımstan
bir göletin bir sabah uyandığını ve şöyle düşündüğünü hayal edin : Kendii bulduğum bu ilginç dünya, kendimi içinde bulduğum bu ilginç çukur bana çok güzel uyuyor değil mi? Aslında bana şok edici bir şekilde iyi uyuyor. Beni içinde bulundurmak için yapılmış olmalı! Bu o kadar güçlü bir düşünce ki, güneş gökte yükselip hava ısındıkça ve gölet yavaş yavaş küçüldükçe, her şeyin düzeleceği şeklindeki kanıya hala histerik olarak tutunur, çünkü bu dünya onu içinde bulundurmak için inşa edilmiştir; bu yüzden yok olduğu an ona oldukça şaşırtıcı gelir. Sanıyorum bu bizim tetikte olmamız greken bir şey olabilir.
Douglas A
operatörler
bakın şimdi küresel bir saçmalıktan bahsedicem.
hat sesi..hat sesi.. hat se
a-alo?
b-alo naber abi erk ben.
a-iyidir erk sen nasılsın?
b-iyi be abi işte, nasıl gidiyor?
a-normal kardeşim ya bildiğin gibi işte sen naptın?
b-aynı benden de.. abi şeyi soracaktım sana .
bu her telefonda oluyo arkadaşlar. hepsinde. hepsi!
baştan bi analiz yapalım şimdi beraber.
bi kere neden alo der insan onu tartışalım.
telefon numarasını çevirdik ayıp olmasın diye bir hal hatır soruluyor. böyle bi saçmalık var mı ya. mesela bana ayıp olmaz. çünkü ayıp ay sonunda olur. ayıp faturayı görünce olur. yapılması gerek şudur.
hat sesi.. hat sesi.. ha
-abi benim x sende kalmış dostum onu akşam y.30 saatinde senden alayım ben görüştüğümüzde tamam mı?
- tamam.
çat sesi.
böyle yaparak telefon başına 20 saniye geçiyor denendi. normal bir tarifede dakikası 2 kontördür görüşmenin. kontör 18 kuruş desek 12 kuruş her telefon başına! günde 5 kez görüşme yapsak 60 kuruş. ayda 18 tl. yılda 216 tl. ve bu sadece benim. hiç gerek yok hiç! giderim. gerek yok böyle bişeye.